Çevresini saran ormana baktı, koyu bir yeşil duvar gibiydi etrafında. Güzel ama bir o kadar da ürkütücüydü bir apartman çocuğu için. Kasabadaki küçük market işleten emeklinin söylediklerini düşündü.
"Ben de büyük şehirden kaçarcasına gelmiştim evlat. Gözümde tütüyordu buraların doğası, sakinliği. Ama bir süre sonra işler tersine dönmeye başladı. Biraz olsun büyük şehre alışkın insan zaman zaman o kalabalığa ihtiyaç duyuyor. Buralarda hep yalnızlığını hissettiriyor ıssızlık. Nereye gitsen benliğini sırtında taşır gibi. Ormanın içine yürüyüş yapsan düşünceler hayalet gibi yapışıyor ensene. Biraz insan sesi duymak istesen kasabada hep aynı sesler aynı yüzler. İlçeye gitsen yine tanıdık olmayan biri yok. Adeta itiş kakış yürünen o kalabalık gürültülü caddeleri özlüyorsun. Şehirdeyken bilirsin ki, yanı başında o insan kalabalığı, uzun süre aralarına karışmasan da elinin altında. Caddelerin birbirine karışan sesleri, iç sesini bastırır rahatlarsın. Kendini yeterince hazırlamamışsan, yalnızlığa alışmak zordur evlat."
Bu sözleri kafasında evirip çevirerek ormanın içindeki eve doğru yürümeye devam etti.
"Ben de büyük şehirden kaçarcasına gelmiştim evlat. Gözümde tütüyordu buraların doğası, sakinliği. Ama bir süre sonra işler tersine dönmeye başladı. Biraz olsun büyük şehre alışkın insan zaman zaman o kalabalığa ihtiyaç duyuyor. Buralarda hep yalnızlığını hissettiriyor ıssızlık. Nereye gitsen benliğini sırtında taşır gibi. Ormanın içine yürüyüş yapsan düşünceler hayalet gibi yapışıyor ensene. Biraz insan sesi duymak istesen kasabada hep aynı sesler aynı yüzler. İlçeye gitsen yine tanıdık olmayan biri yok. Adeta itiş kakış yürünen o kalabalık gürültülü caddeleri özlüyorsun. Şehirdeyken bilirsin ki, yanı başında o insan kalabalığı, uzun süre aralarına karışmasan da elinin altında. Caddelerin birbirine karışan sesleri, iç sesini bastırır rahatlarsın. Kendini yeterince hazırlamamışsan, yalnızlığa alışmak zordur evlat."
Bu sözleri kafasında evirip çevirerek ormanın içindeki eve doğru yürümeye devam etti.
Yorumlar
Yorum Gönder