Yersiz, yurtsuz olmak tam da benim halim. Keşke göçebe olsaydım, ama öyle de değilim. Tam şehirleşememiş bu beton kapanında sıkışıp kalmışım. Adından başka hiçbir tarafı şehre benzemeyen, gerçek bir şehrin nimetlerinin çoğunun olmadığı, külfetinin ise bol olduğu bu insan yığınında boşa kürek çekip duruyorum. Hayır, aslında kürek çekiyor bile sayılmam, bir girdaba kapılmış gibiyim.
Babamın köyüyle bir bağım yok ki oraya sığınayım. Yirmi küsür yaşında gördüm ilk defa o köyü. Kaçmak, sığınmak için fena bir yer değil, ama beni kabul etmez orası, koruyup kollamaz, çünkü yabancıyım orada da. Annemin memleketi desen, yine aynı.
Özlediğim bir yer var, bu şehir dışında bir yer, ama neresi... Beni kabullenip, yaralarımı sarıp, arınmam için sığınak olacak bir yer var mı?
Babamın köyüyle bir bağım yok ki oraya sığınayım. Yirmi küsür yaşında gördüm ilk defa o köyü. Kaçmak, sığınmak için fena bir yer değil, ama beni kabul etmez orası, koruyup kollamaz, çünkü yabancıyım orada da. Annemin memleketi desen, yine aynı.
Özlediğim bir yer var, bu şehir dışında bir yer, ama neresi... Beni kabullenip, yaralarımı sarıp, arınmam için sığınak olacak bir yer var mı?
Yorumlar
Yorum Gönder